

Türkiye siyasetinin en sıcak başlığı olan "yeni çözüm süreci" tartışmalarında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) beklenen stratejik hamlesini yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, terörün bitirilmesi amacıyla Abdullah Öcalan ile görüşülmesi gerektiği yönündeki tarihi çağrısının ardından TBMM'de kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun gündemine gelen İmralı ziyareti oylaması öncesinde, ana muhalefet partisi tavrını netleştirdi. CHP yönetimi, komisyonun İmralı Adası'na yapmayı planladığı olası bir ziyarete katılmayacaklarını ve heyette yer almayacaklarını resmen duyurdu. Bu karar, CHP İmralı ziyareti tartışmalarına son noktayı koyarken, sürecin yürütülme biçimine dair iktidar ile muhalefet arasındaki derin görüş ayrılığını da gözler önüne serdi.
Bahçeli'nin Çağrısı ve Komisyonun Yol Haritası
Süreç, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin geçtiğimiz haftalarda yaptığı ve siyasetin gündemini değiştiren çıkışıyla başlamıştı. Bahçeli, "Terör bitecekse, İmralı ile görüşülsün" minvalindeki açıklamalarıyla, devletin Abdullah Öcalan ile doğrudan temas kurmasının önünü açan bir siyasi iklim yaratmıştı. Bu çağrı üzerine TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, sürecin parlamenter ayağını oluşturmakla görevlendirilmişti. Komisyonun önündeki en kritik gündem maddesi ise, Bahçeli'nin işaret ettiği o görüşmeyi gerçekleştirmek üzere İmralı Adası'na bir heyet gönderilip gönderilmeyeceğinin oylanmasıydı. Ankara kulislerinde, AK Parti ve MHP kanadının bu ziyarete onay vereceği konuşulurken, gözler ana muhalefet partisi CHP'nin tavrına çevrilmişti.
CHP: "Çözümün Adresi İmralı Değil, TBMM'dir"
Oylama öncesi parti genel merkezinde yapılan değerlendirmelerin ardından CHP'nin kararı kamuoyuyla paylaşıldı. Parti kurmayları, terörün sona ermesi ve toplumsal barışın sağlanması konusunda her türlü inisiyatife destek verdiklerini, ancak yöntemin meşruiyet sınırları içinde kalması gerektiğini vurguladı. CHP'nin CHP İmralı ziyareti konusundaki ret kararının temel gerekçesi olarak, "sorunun çözüm adresinin İmralı değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğu" tezi öne sürüldü. CHP yönetimi, bir TBMM komisyonunun İmralı'ya giderek bir terör örgütü liderini siyasi muhatap haline getirmesinin, Meclis'in saygınlığına zarar vereceğini ve çözüm sürecini şeffaf olmayan bir pazarlığa dönüştürebileceğini savundu. "Biz meşru siyasetin, meşru temsilcileriyle, meşru zeminde yani Meclis'te konuşuruz" mesajı veren CHP, komisyon çalışmalarına katılacaklarını ancak İmralı heyetinde yer almayacaklarını bildirdi.
Gözler Komisyondaki Kritik Oylamada
CHP'nin bu "kırmızı çizgi" çıkışı, komisyonda yapılacak oylamanın siyasi aritmetiğini de etkiledi. Komisyonun, CHP'nin katılmama kararına rağmen, Cumhur İttifakı ve sürece destek veren diğer partilerin oylarıyla İmralı'ya heyet gönderme kararını alması bekleniyor. Ancak ana muhalefetin bu süreçte "masada ama İmralı yolunda yokum" demesi, yürütülen sürecin toplumsal mutabakat ayağında bir eksiklik yaratıp yaratmayacağı sorusunu gündeme getirdi. Şimdi tüm dikkatler, komisyondan çıkacak karara ve eğer onaylanırsa, İmralı'ya gidecek heyetin kimlerden oluşacağına çevrilmiş durumda.

