BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5119 0,11%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
62.670,00 0,10%
GBP/TRY
64,0875 0,16%
EUR/USD
1,1527 -0,01%
BRENT
87,93 1,21%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
24 °

İddianame Sonrası İmamoğlu’nun İlk Açıklaması

Reklam
imamoğlu2
Haber Merkezi

İBB'ye yönelik yürütülen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran soruşturmalarda kritik bir eşik daha aşıldı. İBB dosyası iddianamesinin tamamlanmasının ardından, 237 gündür Marmara (Silivri) Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'ndan ilk açıklama geldi. Hakkında 2352 yıla kadar hapis cezası istenen İmamoğlu, yaptığı açıklamada, tüm süreci "iftiralar, kumpaslar, yargıda görülmemiş saldırı ve tacizler" olarak nitelendirdi. İmamoğlu'nun en çarpıcı ve net talebi ise, "Hodri Meydan" diyerek yargılamanın TRT dahil tüm kanallardan canlı yayınlanması oldu. Bu İmamoğlu'ndan canlı yayın çağrısı, siyasi gündemin bir numaralı maddesi haline geldi.

 

"Kararı Millet Versin: Hodri Meydan!"

Tutuklu bulunduğu cezaevinden yaptığı yazılı açıklamayla sessizliğini bozan Ekrem İmamoğlu, hazırlanan iddianameye karşı son derece sert bir dil kullandı. Hukuki sürece değil, doğrudan milletin vicdanına güvendiğini belirten İmamoğlu, iktidara ve yargı makamlarına meydan okudu. "Gerçekten cesaretiniz var mı? Hodri Meydan!" sözleriyle seslenen İmamoğlu, yargılamanın kapalı kapılar ardında kalmaması gerektiğini savundu.

İmamoğlu'nun bu meydan okumasının temelinde, davanın şeffaf bir şekilde yapılması talebi yatıyordu. "Duruşmayı canlı yayınlayın, herkes yalanlarınızı, iftiralarınızı görsün! Toplumun vicdanına, milletin adalet duygusuna bir kez olsun güvenin," diyen İmamoğlu, bu davanın sadece bir yolsuzluk davası olmadığını, siyasi bir nitelik taşıdığını ima etti. İmamoğlu, canlı yayın talebiyle kararı milletin vermesini istediğini belirterek, "'Biz mi suçluyuz, yoksa bu hukuksuz soruşturmayı yürütenler mi?' kararı millet versin!" ifadelerini kullandı.

 

TBMM'ye Çağrı: "TRT Ekranlarından Yayınlansın"

Ekrem İmamoğlu, bu tarihi canlı yayın çağrısını sadece mahkeme heyetine veya Adalet Bakanlığı'na yönelik yapmadı. Konuyu doğrudan siyasi bir platforma taşıyarak, milletin temsil makamı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni göreve davet etti. "Millet iradesinin temsilcisi, toplum vicdanının simgesi Gazi Meclisimizi göreve çağırıyorum," diyen İmamoğlu, bu davanın milletten gizlenmemesi gerektiğini savundu.

Canlı yayın talebinin nasıl gerçekleştirileceğine dair de bir öneride bulunan İmamoğlu, "Mahkemenin TRT ekranlarından ve diğer kanallardan yayınlanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi harekete geçsin. Milletin temsilcileri, milletin geleceğini ilgilendiren bu yargı sürecini milletten gizlemesin!" sözleriyle, bu yargılamanın sadece hukuki değil, aynı zamanda milli bir mesele olduğunun altını çizdi. Bu talep, yasama organının, yürütmenin ve yargının hamlelerini denetlemesi yönünde bir çağrı olarak yorumlandı.

 

İmamoğlu'ndan Canlı Yayın Çağrısı ve İddianameye Sert Eleştiri

Açıklamasında, 237 gün süren tutukluluğunun ardından nihayet hazırlanan iddianamenin içeriğini de ağır bir dille eleştiren Ekrem İmamoğlu, soruşturmanın "yolsuzluk" ve "rüşvet" iddialarından saparak siyasi bir hedef gütmeye başladığını iddia etti. "Öyle bir iddianame ki; iş aylardır üstünde tepindikleri sözde yolsuzluk ve rüşvet iftiralarından çıkıp, Cumhuriyetimizin kurucusu CHP’yi hedef almaya varmış. Size yazıklar olsun," diyerek tepkisini dile getirdi.

İmamoğlu, iddianamenin delillerinin toplanma şekline de itiraz ederek, tüm sürecin bir "kumpas" olduğunu savundu. "Yazdığınız iddianame; İnsanları tehdit ederek, rehin alarak, baskıyla iftiraya zorlayarak, kuyruk kuyruğa dizip bağladığınız yalanlardan ibarettir," sözleriyle dosyanın delil yapısını ve tanık beyanlarının güvenilirliğini sorguladı.

 

"Alnımız Ak, Başımız Dik!"

Ekrem İmamoğlu, hakkında 2352 yıla varan rekor bir hapis cezası talebine rağmen geri adım atmayacağını ve suçsuz olduğuna inandığını belirten bir duruş sergiledi. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak milletin adaletine güvendiğini belirten İmamoğlu, açıklamasını şu güçlü sözlerle tamamladı: "Alnımız ak, başımız dik! Bizim bu aziz millete hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok!" Bu sözler, önümüzdeki günlerde başlayacak olan davanın, sadece mahkeme salonlarında değil, aynı zamanda siyasi arenada ve kamuoyu vicdanında da çok sert geçeceğinin sinyalini verdi.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?