

Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni yasama döneminin en gergin anlarından birine sahne oldu. DEM Parti'nin grup toplantı salonu, Diyarbakır'dan Ankara'ya yürüyen kadınların da katılımıyla coşkulu bir atmosfere sahipken, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları'nın konuşması sırasında yaşananlar siyasi tansiyonu bir anda zirveye taşıdı. Hatimoğulları'nın, Kürt meselesinin çözümünde Abdullah Öcalan'ın rolüne vurgu yaptığı ve Meclis Barış Komisyonu'na İmralı'yı ziyaret etme çağrısında bulunduğu esnada, salondaki katılımcılardan "Biji Serok Apo" (Yaşasın Lider Apo) sloganları yükseldi. Bu gelişme, siyasi arenada büyük bir infiale yol açtı.
Hatimoğulları "Baş Aktör Öcalan" Dedi, Salonda Sloganlar Yükseldi
Krizi tetikleyen konuşmasında Tülay Hatimoğulları, Türkiye'nin adalet, ekonomi, barış ve demokrasi gibi alanlarda çoklu krizlerle boğuştuğunu belirterek, çözüm için Meclis'in tarihi bir sorumluluğu olduğunu ifade etti. Kürt meselesinin çözümünün bu sorumluluğun merkezinde yer aldığını savunan Hatimoğulları, "Barışın anahtarı, muhatap da baş aktör de odur (Abdullah Öcalan). Dünyadaki çözüm örneklerinde de görüldüğü gibi İmralı'ya uzanacak doğrudan diyalog, silahları susturup hukuki zemini kuracak en bağlayıcı adım olabilir," dedi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a inisiyatif alma çağrısı yapan Hatimoğulları, Öcalan için "umut hakkı" düzenlemesinin de acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. İşte bu sözlerin ardından salonda sloganlar atıldı.
Siyasi Arenadan Peş Peşe Kınama: "Devlete Meydan Okuma ve Açık İhanet"
DEM Parti grubunda yaşananlar, diğer siyasi parti liderlerinin sert ve anlık tepkilerini beraberinde getirdi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada olayı "hadsizlik" ve "doğrudan hukuka ve millî iradeye hakaret" olarak tanımladı. Destici, "Bu rezilliğin hesabını, gencecik evladını ‘Vatan sağ olsun!’ diyerek toprağa veren tek bir şehit yakınına kim verebilir? Meclis çatısı altında atılan sloganlar, açıktan terör örgütü propagandasıdır. Derhal bu olanlara müdahale edilmeli; bu küstahlığa ve ihanete güçlü, hukuki ve kararlı bir cevap verilmelidir. Terörle teröristle müzakere olmaz. Kafalarını ezip geçeceksin hepsi bu kadar…" ifadeleriyle net bir tavır sergiledi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ise doğrudan hükümeti hedef alarak, "Vah devletimize, yazık milletimize, eyvah terörle mücadelemize dedirttiniz. Apo teröristinin bir kahramanmış gibi Meclis’te sloganlarla alkışlanmasına sebep olabildiniz. Meclisinde evlâtlarının katillerine tezahürat yaptıran hükûmet olarak Meclis’i ve siyaseti kirlettiniz. Sizi affetmeyeceğiz!" dedi. Tanju Özcan ise sosyal medya paylaşımında, "Vatan hainleri, Kandil’de atmaya korktukları sloganları Gazi Meclis’in bünyesinde atar olmuş. Anayasal suç işleniyor, neredesiniz Türkiye’nin Cumhuriyet Savcıları" diyerek adli makamları göreve çağırdı.
Şehit Aileleri Derneği: "Milletin Vicdanında Yara Açıldı"
Tepkiler yalnızca siyasi partilerle sınırlı kalmadı. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu da yazılı bir açıklamayla olayı kınadı. Açıklamada, "Bugün TBMM çatısı altında yaşanan utanç verici bir olay, milletimizin vicdanında derin bir yara açmıştır. O Meclis, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, bağımsız Türk milletinin namusu, haysiyeti, iradesinin sembolüdür. Orada ‘Apo’ gibi eli kanlı bir terörist lehine slogan atmak, sadece ahlaksızlık değil; bu vatana, bu bayrağa ve bu millete yapılmış açık bir ihanettir! Bu alçakça eylemi gerçekleştirenler hakkında derhal hukuki işlem başlatılmalı," denildi.
Grup Toplantısının Gündeminde Ekonomi ve Gazze de Vardı
Tartışmaların odağındaki konuşmasında Tülay Hatimoğulları, dış politika ve ekonomiye dair de önemli mesajlar verdi. Gazze'de yaşananları "soykırım" olarak nitelendirerek en güçlü şekilde kınadığını belirten Hatimoğulları, acil ateşkes ve insani yardım koridoru çağrısı yaptı. Türkiye hükümetini İsrail ile ticareti kesmeye davet ederek, "Kimse bu konuyla ilgili timsah gözyaşı dökmesin," dedi. Ekonomik krize de değinen Hatimoğulları, "İktidarın açıkladığı doğru olmayan enflasyon rakamları ve büyüme oranlarıyla, insafsız vergilerle yurttaşın açlığı daha da derinleşiyor. Bu halkın iktidara güveni kalmadı," diyerek hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.

