

Fransa'da hükümet krizi devam ediyor. Dün kurulan Sébastien Lecornu hükümeti bugün istifasını Cumhurbaşkanı Macron'a sundu ve istifası kabul edildi.
Fransa siyasetinde eşi benzeri görülmemiş bir kriz yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından 9 Eylül'de Başbakan olarak atanan ve dün (5 Ekim 2025) yeni kabinesini kurduğunu açıklayan Sébastien Lecornu, görevinin resmileşmesinden saatler sonra istifasını sundu.
Yakın Fransa tarihinin en kısa ömürlü başbakanı unvanını alan 39 yaşındaki Lecornu'nun istifası, Elysee Sarayı'nda şok etkisi yarattı. Lecornu'nun istifasının ardındaki en büyük etkenin, kısa süre önce gündeme gelen ve yoğun tartışmalara yol açan 'sahte diploma' iddiaları olduğu belirtiliyor.
Bayrou'nun Düşüşüyle Başlayan Kaos Derinleşiyor
Lecornu, bir önceki Başbakan François Bayrou hükümetinin, Ulusal Meclis'te güvenoyu alamayarak düşmesinin (8 Eylül) ardından ülkenin siyasi çıkmazını çözmek için Macron tarafından görevlendirilmişti. Üç buçuk haftalık müzakerelerin ardından dün yeni hükümetin kurulduğu duyuruldu.
Ancak, Lecornu'nun kabinesini kurmasının hemen ardından hakkındaki 'sahte diploma' suçlamalarının yeniden alevlenmesi, göreve başlamasına dahi izin vermedi. Yeni hükümetin, önümüzdeki hafta Meclis'te yapılması beklenen genel siyaset konuşmasından önce, bu siyasi skandalla sarsılarak dağılması, Macron üzerindeki baskıyı tarihi seviyelere çıkardı.
Piyasalar Tedirgin, Macron Ne Yapacak?
Bu siyasi istikrarsızlık, zaten yüksek bütçe açığı ve borç faiziyle mücadele eden Fransa ekonomisini de olumsuz etkiledi. Başbakan Lecornu'nun atamasının ardından Fransız hisse senetleri ve Euro Bölgesi bankacılık endeksi değer kaybetti.
Cumhurbaşkanı Macron, son aylarda Michel Barnier, François Bayrou ve şimdi de Sébastien Lecornu olmak üzere üst üste üç hükümet krizini yönetmek zorunda kaldı. Meclis'te çoğunluğu olmayan Macron'un önündeki seçenekler giderek daralıyor:
- Dördüncü Başbakan Arayışı: Macron, kamuoyunun tepkisini dindirecek ve Meclis'ten destek alabilecek dördüncü bir ismi hızla bulmak zorunda.
- Erken Seçim: Muhalefetin ısrarla talep ettiği erken genel seçim kararı, siyasi belirsizliği sonlandırmanın tek yolu olarak görülüyor, ancak bu Macron'un cumhurbaşkanlığındaki kalan süreyi de tehlikeye atabilir.
Fransa, bir günde hem hükümet kurup hem de onu kaybederek büyük bir siyasi kaosa sürüklendi. Piyasaların ve uluslararası kamuoyunun gözü, Macron'un bu beklenmedik krizi nasıl yöneteceğine çevrilmiş durumda.

