

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) dün gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye siyasetinde sarsıntı yaratan gelişmeleri tetikledi. Türkiye'den Cumhur İttifakı'nın açıkça desteklediği mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın kaybettiği ve rakibi Tufan Erhürman'ın zafer kazandığı seçimlerin hemen ardından, bugün (21 Ekim 2025 Salı) MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den tarihi bir çağrı geldi. TBMM'deki partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, seçim sonuçlarına yönelik ilk tepkisini gösterirken, Bahçeli'den 82. il Kıbrıs önerisi olarak siyasi tarihe geçecek bir çıkış yaptı. Bahçeli, KKTC Parlamentosu'nun Türkiye'ye katılma kararı alması gerektiğini belirtti.
Seçim Sonuçları Ankara'da Nasıl Yankılandı?
KKTC'deki seçimler, Türkiye'deki siyasi denklemler açısından yakından takip ediliyordu. Cumhur İttifakı'nın "iki devletli çözüm" politikasının baş savunucusu olarak öne çıkan Ersin Tatar'ın, seçimi kaybetmesi ve yerine federal çözüme daha yakın bir isim olarak bilinen Tufan Erhürman'ın gelmesi, Ankara'nın Kıbrıs politikasında yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı. Erhürman'ın zaferi, adada ve uluslararası camiada farklı beklentiler yaratırken, MHP kanadından gelen ilk tepki, bu değişimi kabul etmeyen ve çok daha radikal bir adımı masaya yatıran bir nitelik taşıdı. Bahçeli'nin konuşması, seçim sonucundan duyulan memnuniyetsizliğin en net göstergesi oldu.
"82 Kıbrıs Hayat Memat Meselesi Olmalıdır"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısındaki konuşmasında doğrudan KKTC'ye seslendi ve bugüne kadarki en net "ilhak" (katılma) çağrısını yaptı. Kıbrıs Türklüğünün geleceğinin Türkiye Cumhuriyeti ile birleşmekten geçtiğini savunan Bahçeli'nin sözleri, meclis koridorlarında ve tüm ülkede yankı buldu. Bahçeli, "KKTC Parlamentosu acilen toplanmalı ve Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararı almalıdır," diyerek, geri dönülmez bir adım atılması gerektiğini ifade etti. Bu çağrısını daha da somutlaştıran Bahçeli, Türkiye'nin il sayısına atıfta bulunarak, "81 Düzce'den sonra 82'nin Kıbrıs olması hayat memat meselesi olmalıdır," dedi. Bu ifadeler, mevcut "iki devletli çözüm" politikasından tamamen ayrılarak, Kıbrıs'ın doğrudan Türkiye'nin bir vilayeti olması yönündeki bir talebi resmi olarak dile getirdi.
Bahçeli'den 82. İl Kıbrıs Önerisi Ne Anlama Geliyor?
Devlet Bahçeli'nin bu çıkışı, sadece KKTC'deki yeni yönetime bir mesaj olmanın ötesinde, uluslararası alanda da ciddi yankılar uyandıracak potansiyele sahip. Bu öneri, Türkiye'nin onlarca yıldır Birleşmiş Milletler (BM) parametreleri çerçevesinde yürüttüğü Kıbrıs müzakerelerinden tam bir kopuş anlamına geliyor. Ersin Tatar'ın desteklendiği "egemen eşitliğe dayalı iki ayrı devlet" tezi dahi uluslararası alanda yeterli kabul görmezken, "82. il" olarak formüle edilen bu yeni önerinin, başta Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Avrupa Birliği olmak üzere Batılı ülkelerden sert tepkiler alması bekleniyor. Bu hamle, aynı zamanda Cumhur İttifakı'nın diğer ortağı olan AK Parti'nin Kıbrıs politikasını da yeni bir yol ayrımına getirebilir. Gözler şimdi, Bahçeli'nin bu tarihi çağrısına KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'dan, KKTC Parlamentosu'ndan ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nden gelecek resmi yanıtlara çevrilmiş durumda.


