BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5119 0,11%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
62.440,00 -0,73%
GBP/TRY
64,0875 0,16%
EUR/USD
1,1527 -0,01%
BRENT
87,93 1,21%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
24 °

Görünmez Makas ve Kaybolan Hayaller

Reklam
köşe1

Geçenlerde mahalle pazarında iki emeklinin sohbetine kulak misafiri oldum. Biri diğerine, "Eskiden fileyi doldurmanın keyfi vardı, şimdi ise hesabın tutmamasının stresi var," diyordu. Bu basit ama derin cümle, aslında milyonlarca insanın yaşadığı gerçeğin bir özeti gibiydi. Rakamların, istatistiklerin ve büyük ekonomik teorilerin ötesinde, sokağın nabzını tutan o acı gerçek: Hesap çarşıya uymuyor.

Bugünlerde toplum olarak hepimizi kesen görünmez bir makas var. Bu makasın bir ağzı, açıklanan makroekonomik veriler, hedeflenen enflasyon oranları ve kağıt üzerindeki büyüme rakamları. Diğer ağzı ise bizim mutfağımızdaki gerçek enflasyon, ödeyemediğimiz faturalar, artan kiralar ve ertelemek zorunda kaldığımız en temel ihtiyaçlar. Ve bu iki ağız arasındaki mesafe her geçen gün biraz daha açılıyor. İşte bu açılan mesafe, sadece cüzdanımızı değil, en çok da hayallerimizi ve geleceğe dair umutlarımızı kesip atıyor.

Genç bir mühendis, mesleğine başladıktan birkaç yıl sonra kendi evine çıkma hayalini artık kuramıyor. Yeni evli bir çift, bir bebek sahibi olma fikrini "acaba geçinebilir miyiz?" endişesiyle erteliyor. Yıllarca çalışıp emekli olmuş bir vatandaş, torununa küçük bir hediye alırken bile defalarca düşünüyor. Küçük esnaf, sattığı malı aynı fiyata yerine koyamadığı için sermayesinin erimesini çaresizce izliyor.

Bunlar bireysel hikayeler gibi görünse de, aslında ortak bir kaderin parçaları. Bu, ekonomik belirsizliğin yarattığı toplumsal bir yorgunluk hali. "Öngörülebilirlik" kelimesinin lügatimizden çıkmasıyla, yarını planlayamamanın getirdiği o ağır his, omuzlarımıza bir yük gibi çöküyor. Ay sonunu getirme telaşı, daha büyük hedeflerin, kişisel gelişimin, hobilerin ve hatta ailecek çıkılacak küçük bir tatilin bile önüne geçiyor. Hayatı yaşamak yerine, hayatta kalma mücadelesine hapsoluyoruz.

Elbette ekonomi yönetiminin attığı adımlar, aldığı kararlar var. Faiz politikaları, yeni düzenlemeler, tasarruf tedbirleri... Bunlar teknik ve gerekli tartışmalar. Ancak Ankara'nın koridorlarında çizilen grafiklerin, sokağın gerçekliğinde bir karşılığı olmadıkça, o görünmez makas toplumsal dokuyu kesmeye devam edecektir.

Çözüm, sadece rakamları düzeltmekten değil, aynı zamanda o makasın iki ağzını birbirine yaklaştırmaktan geçiyor. Politika yapıcıların, kararlarını alırken sadece veri setlerine değil, pazardaki o iki emeklinin sohbetine de kulak vermesi gerekiyor. Çünkü bir ülkenin gerçek zenginliği, kasasındaki döviz rezervi kadar, vatandaşının kurabildiği hayallerin büyüklüğüyle de ölçülür.

Umudumuz, hesabın tekrar çarşıya uyduğu, hayallerin ertelenmek yerine yaşandığı ve o görünmez makasın hayatımızdan temelli çıktığı günleri görebilmek. Aksi halde, kaybolan sadece alım gücümüz değil, geleceğe olan inancımız olacak.

Kalın sağlıcakla.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?