

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11. Tıp Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlık alanındaki dönüşümüne dikkat çekti. Başta şehir hastaneleri olmak üzere kurdukları sağlık sisteminin dünyada ilgiyle takip edildiğini belirten Erdoğan, "Güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık" dedi.
"Sağlık Pazar Metası Olarak Görülemez"
Tıp ilmindeki gelişmelerin insanlığın ortak malı olması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık sektöründeki ticarileşme ve kâr hırsına yönelik eleştirilerde bulundu. Sağlığın bir pazar metası olarak görülemeyeceğini belirten Erdoğan, "İnsanın ruhu ve bedeni, insan sağlığı ve hastalığı sadece ticarete konu edilemeyeceği gibi bir tahakküm aracı olarak da kullanılamaz. Gelinen noktada dünyanın sağlık alanında daha sıhhatli, daha rafine, İbn-i Sina ve Hipokrat çizgisine daha yakın bir bakış açısına kavuşması gerektiği anlaşılıyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Gazze'de hastanelerin bombalanmasına seyirci kalan bir dünyadan, insan hayatını merkeze alan bir dünyaya geçişin zor olduğunu ancak bunun için çalıştıklarını kaydetti.
23 Yılda Sağlıkta Devrim
Son 23 yılda sağlık alanında atılan adımları özetleyen Erdoğan, 2002'de 267 bin olan sağlık personeli sayısını yüzde 288 artırarak 1 milyon 470 bine ulaştırdıklarını söyledi. Kamu hastanelerinin yüzde 80'ini yenilediklerini, yatak kapasitesini artırdıklarını ve deprem bölgesinde yaraları sarmaya devam ettiklerini belirten Erdoğan, "İlaç almak için insanların sabahın köründe yollara düştüğü, muayene sırası alabilmek için saatlerce kuyrukta beklediği, parası yetmeyince hastalarımızın rehin tutulduğu günler inşallah bir daha gelmemek üzere geride kaldı" diye konuştu.
Yerli ve Milli Üretim Vurgusu
Sağlıkta millileşme ve yerlileşme hamlesine olan ihtiyacı sık sık dile getirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tıbbi cihaz ve ilaç üretiminde hedeflerin uzağında olduklarını ancak savunma sanayiinde olduğu gibi bu alanda da engelleri aşacaklarını ifade etti. Erdoğan, "Bizi bu hedefimize bir adım dahi olsa yaklaştıracak her türlü özgün, nitelikli ve gerçekçi çabayı desteklemekte kararlıyız" dedi.
Bakan Memişoğlu: "19 Bin Kişiye Erken Kanser Tanısı Koyduk"
Programda konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da "Üreten Sağlık" modeli ile sağlıkta tam bağımsızlığı hedeflediklerini belirtti. Koruyucu sağlık hizmetlerine verdikleri öneme değinen Memişoğlu, 35 milyon vatandaşa kronik hastalık taraması yapıldığını ve kanser taramaları neticesinde 19 bin kişiye erken evrede tanı konulduğunu açıkladı. Bakan Memişoğlu, "Sağlıkta bağımsızlık, milli güvenliğin ayrılmaz parçasıdır yaklaşımımız doğrultusunda sağlığı önemli bir güç alanı olarak yeniden konumlandırdık" ifadelerini kullandı.
Ödüller Sahiplerini Buldu
Törende, TÜSEB Teşvik, Hizmet, Prestij, Özel ve İnovatif Sağlık Ekibi ödülleri sahiplerini buldu. Bu yılın Aziz Sancar Bilim Ödülü Prof. Dr. Fikrettin Şahin’e verilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da Gazze’deki insani girişimleri nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Özel Ödülü takdim edildi.
Kaynak: İHA

