BIST 100
13.458,10 1,24%
DOLAR
47,5119 0,11%
EURO
54,8195 0,08%
GRAM ALTIN
6.175,37 -1,31%
FAİZ
42,05 0,12%
GÜMÜŞ GRAM
87,99 -2,27%
BITCOIN
62.466,00 -0,69%
GBP/TRY
64,0875 0,16%
EUR/USD
1,1527 -0,01%
BRENT
87,93 1,21%
ÇEYREK ALTIN
10.096,73 -1,31%
İzmir Açık
İzmir hava durumu
24 °

Sigara İçmeyenlerde Akciğer Kanseri: Büyük Tehlike!

Reklam
merda erdemir ışık
İHA

Akciğer kanseri denildiğinde akla ilk gelen neden şüphesiz sigara kullanımı olsa da, son yıllarda yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri ezber bozan bir gerçeği ortaya koyuyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık tarafından yapılan açıklamalara göre, dünya genelinde hiç sigara kullanmamış bireylerde de bu ölümcül hastalığın görülme sıklığı endişe verici boyutlara ulaştı. Özellikle hava kirliliği, radon gazı maruziyeti ve genetik faktörlerin etkisiyle tetiklenen sigara içmeyenlerde akciğer kanseri vakaları, modern çağın en ciddi halk sağlığı sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Uzmanlar, sigara içmiyorum diyerek rehavete kapılınmaması gerektiği konusunda vatandaşları uyarıyor.

Akciğer Kanseri Vakalarının Yüzde 20'si Sigara İçmeyenlerden

Yıllardır tıp dünyasında ve halk arasında akciğer kanserinin sadece tütün ürünleri tüketenlere özgü bir hastalık olduğu yönünde yanlış bir algı bulunuyordu. Ancak Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık'ın paylaştığı veriler, bu algının artık geçerliliğini yitirdiğini kanıtlar nitelikte. Dünya genelindeki istatistiklere bakıldığında, tüm akciğer kanseri vakalarının yüzde 15 ila 20'sini hayatı boyunca hiç sigara içmemiş kişiler oluşturuyor. Bu oran, hastalığın sadece tütün kullanımıyla sınırlı kalmadığını, çevresel ve biyolojik faktörlerin de en az sigara kadar etkili olabildiğini gözler önüne seriyor. Artışın arkasındaki temel nedenler incelendiğinde ise karşımıza hava kirliliği (PM2.5 partikülleri), topraktan yayılan radon gazı, pasif içicilik, genetik yatkınlıklar ve kapalı ortamlardaki toksik maddeler çıkıyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde hava kalitesinin Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği sınır değerlerin üzerinde seyretmesi, sigara kullanmayan bireylerin de ciğerlerini tehdit eden en büyük unsur olarak dikkat çekiyor.

Kadınlarda Risk Daha Yüksek: Hormonal ve Çevresel Etkiler

Sigara içmeyenlerde akciğer kanseri vakalarının demografik dağılımı incelendiğinde, kadınların ve genç yaş gruplarının daha büyük bir risk altında olduğu görülüyor. Uzman Dr. Işık, özellikle adenokarsinom adı verilen kanser alt tipinin, sigara içmeyen kadınlarda daha sık görüldüğünü belirtiyor. Bu durumun nedenleri arasında hem hormonal faktörlerin etkisi hem de kadın akciğer dokusunun çevresel toksinlere ve kirleticilere karşı erkeklere oranla daha duyarlı olabileceğine dair bilimsel tespitler yer alıyor. Büyük şehirlerde yaşayan kadınların günlük hayatlarında maruz kaldıkları yüksek düzeydeki hava kirliliği, bu hassasiyetle birleştiğinde kanser riskini artıran önemli bir faktör haline geliyor. Bu nedenle, sigara kullanmayan kadınların da çevresel risklere karşı daha dikkatli olması ve düzenli kontrollerini aksatmaması hayati önem taşıyor.

Sessiz İlerleyen Tehlike: Belirtiler Gözden Kaçabiliyor

Hastalığın sigara içmeyenlerdeki seyri, teşhis sürecini zorlaştıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Sigara kullanmayan bireyler, kendilerini kanser riski altında görmedikleri için vücutlarının verdiği sinyalleri görmezden gelebiliyor veya bu belirtileri basit enfeksiyonlara yorabiliyor. Ancak Dr. Işık, hastalığın çoğu zaman sessiz ilerlediğini belirterek, geçmeyen inatçı öksürük, nefes darlığı, sık tekrarlayan göğüs enfeksiyonları, göğüs ağrısı, ses kısıklığı ve diyet yapılmadığı halde gerçekleşen açıklanamayan kilo kayıplarının mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Bu belirtilerin varlığında, "sigara içmiyorum, kanser olmam" düşüncesiyle doktora başvurmayı ertelemek, tanıda gecikmelere ve tedavinin başar şansının azalmasına neden olabiliyor.

Korumak İçin Neler Yapılabilir?

Kanser riskini artıran çevresel faktörlere karşı alınabilecek bireysel önlemler de bulunuyor. Uzmanlar, özellikle hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde ve trafiğin sıkışık olduğu bölgelerde dış ortam aktivitelerinin sınırlandırılmasını tavsiye ediyor. Ev ve iş yerlerinde iç hava kalitesini artırmak için HEPA filtreli hava temizleyicilerin kullanılması, yaşam alanlarının sık sık havalandırılması ve mutfak aspiratörlerinin aktif bir şekilde çalıştırılması, solunan havadaki partikül yükünü azaltmaya yardımcı oluyor. Ayrıca, gözle görülmeyen ancak kanserojen etkisi kanıtlanmış olan radon gazı için evlerde ölçüm yaptırılması da alınabilecek en etkili önlemler arasında sıralanıyor.

Kaynak: İHA

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?